Seyir Defteri 2019/5

(Tarih) Ünlü bilim adamı Nikola Tesla’nın annesine yazdığı son mektup ortaya çıktı. Tesla mektubunda, Türklere sığınmadığı için pişman olduğunu ve Türklerin bazı şeyleri benden daha iyi bildiğini ifade etmesi oldukça dikkat çekici. Elektrikte alternatif akımı bularak bilim dünyasına eşik atlatan Nikola Tesla, ABD’de yaşadığı hayal kırıklıklarını, hüzünlerini ve pişmanlıklarını paylaşdığı mektubunda: huzursuz ve kasvetli olduğunu, insanlığa onca yıl hizmet ettikten sonra “aşağılanma ve hakaret” dışında hiçbir şey elde etmediğini yazmış. (Türkçe Kaynak) (İngilizce Kaynak)

Nikola Tesla bir keresinde şöyle demişti: “Fiziksel olmayan fenomenler bilimsel olarak incelenmeye başlandığında, varoluşun önceki yüzyıllarından daha fazla ilerlemeyi sadece bir on yıl içinde olacaktır. Evrenin gerçek doğasını anlamak için birileri enerjifrekans ve titreşimin esasları üzerine iyice kafa yormalı.”


(Haber) Medeniyetimizin geldiği son nokta! Malezya’da bedava yemek kuponu dağıtılırken çıkan izdihamda 2 yaşlı kadın ezilerek öldü. Bu sadece basit bir kaza değil. Bu olay insanlığın açgözlülüğünün, saygısızlığının, tatminsizliğinin, hainliğinin, merhametsizliğinin ve ahmaklığının bir başka şekilde tezahürü. Aslında çoğu zaman bu yüzden insanlar ölmüyor ama acı içinde kokuşmuş bir çukurda yavaş yavaş can çekişiyoruz. Bende dahil ‘herkesin’ içinde sanki patlamaya hazır bomba var. ‘İyiliği emredip, kötülükten sakındırmak‘ emrini bırakıp, herkes özgür kimse kimseye karışamaz belası topluma yayıldıkça; daha ‘özgür’ olacağımızı sananlar, umarım yanıldıklarını anladıklarında ‘özgürlük’lerinin bedbahtlığı içinde şımarmazlar. Ve bir bela geldiğinde toplumdaki herkes nasibini alır. (Kaynak)

Okumaya devam et Seyir Defteri 2019/5

11-12-13-14-15-16

Bugün 11 Aralık 2013. Yani 11.12.13 diye kısaltabileceğimiz bir tarihe denk düşüyor. Buna bir de 14.15:16 saatini eklersek karşımıza şöyle bir sonuç çıkıyor. 11.12.13 – 14:15:16. Daha kısa bir ifadeyle 11-12-13-14-15-16 sayı dizilimine denk geliyoruz ve bu olayın tekrarlanması için bir 90 yıl daha beklemek gerekiyormuş. İşin aslı şu an yaşayan insanlardan belki bir kaç tanesi bunu bir daha yaşama şansına sahip olacak.

Belki biz yaşayamayacağız ama bizim kuşağımız bu tip olaylara alışık. 2000’li yılları gören akranlarımla beraber bir çok sayı dizilimine şahit olduğumuz gibi bir kaç tane devalüasyon,  savaş (özellikle barış için), ekonomik krizler, onlarca başbakan ve daha neler!…

Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.” diyen Yunus Emre‘nin bir bildiği vardır deyip bu vesile ile 90 yıl sonra yeni bir sayı diziliminde görüşmek üzere…