Seyir Defterim 2019/13


Bu haftadan itibaren seyir defterimin formatını değiştiriyorum. Hayatıma dokunan her şeyin mürekkebine daha fazla ben katarak ve periyodik bir takvime bağlamadan bloglamaya karar verdim. Kafama ne eserse, ne zaman eserse ve nasıl istersem öyle yayınlar olacak. Kendi kendime koyduğum saçma kurallar, alıştığım yöntemler ya da daha önce gördüğüm şablonların esiri olmaya gerek yok. Bundan önce seyredilen ön plandaydı, artık seyreden ön planda olacak. Çünkü blogumun, belki de dünyada en çok bana ait olduğunu düşündüğüm şeyin, aslında bensiz olduğunu fark etmeye başladım.

31 Mart yerel seçimlerine bir kaç gün kaldı. Kılıçlar çekildi. RTE başta olmak üzere herkes her kozunu oynuyor. Suratını görmekten sesini duymaktan gına gelen R. T. Erdoğan’ın ezici bir oranla yenilmesini umut ediyorum. TV’yi açıyorum AKP propagandası, gazeteyi açıyorum yüzyılın lideri RTE, internette AKP, sokaklarda AKP… Özellikle RTE ve saz arkadaşlarının her gün başka bir ayrıştırıcı ve nefret dolu söylemleri bende bıkkınlıktan başka bir şey oluşturmadı. Anladığım kadarıyla belli bir söylemde bulunuyorlar kamuoyu yutarsa devam, tutmazsa başka bir strateji… ve sanırım artık halk algı oyunlarına ve oltalara gelmiyor. Bir çeşit bağışıklık kazanmış gibi. Çünkü insanları 2 kg patates almak için kuyruğa sokar sonra da bu kuyruklara “varlık kuyruğu” dersen en “akıllısı” bile durur düşünür… Nasıl bir varlık ki, dünyanın en basit yetişen ve ucuz bitkilerinden birini yemek için sabahın köründe soğukta kuyruğa giriyorum! Bu yüzden seçimin sonucunu gerçekten çok merak ediyorum. Bu etki sadece bende mi var yoksa genele mi yansıdı göreceğiz.

Skandal bir açıklama daha… Mr Erdoğan, “Şimdi karşı tarafın bir adayı var, teröre bulaşmış bir kişi. Biz kararlıyız. 3-5 sene bekleyemeyiz. GBT’leri hazır tutuyoruz, sonuca göre adımlarımızı atacağız” demiş. Ankara adayı Mansur Yavaş için de benzer açıklamalar yapmıştı. Benim buradan çıkardığım sonuç seçime girmek serbest, kazanmak YASAK! Seçildiği ilk yıllarda demokrasi naaaaaaaaraları atan rte’nin geldiği nokta çok çarpıcı.

25 Mart günü swap diye yeni bir şey öğrendim. Twitter’da Prof. Demirtaş’ın açıklamalarından anladığım kadarıyla bizimkiler Londra’daki çakal sürüsünü kırbaçlamış ama yine ucu bize dokunacakmış. Nitekim Çarşamba gününe kadar borsa %10 civarında değer kaybetti. Tam olarak ne olduğunu bilmesem de tahvil faizleri yükselmiş ama dolar 5.40 TL civarına geriledi. Uğur Gürses’in DW‘deki yazısını okuyunca bir yanım Londra’daki çakallara iyi oldu, diğer yanım ise s..ki tuttuk diyor.

Uzun zamandır (düzeltiyorum çok uzun zamandır) ucu siyasi iktidara dokunan bir parodi hatırlamıyorum. Güldür güldür ekibi böyle bir zamanda adeta tarih yazdı diyebilirim. Umarım bundan sonra da sanatçı, gazeteci, kanaat lideri olduğunu iddia edenler kral çıplak diyebilme cesaretini gösterebilirler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.